HeR ÇoCuK BiR ÇiÇeKTiR

K-S

 

S
İSİMLER SAYFASI

Sabah: Gündüzün ilk saatleri, öğleye kadar olan vakit
Salkan: Serin yellere karşı olan yer
Salkım: Çoğunlukla bir sap üzerinde bir arada bulunan yemiş; Baklagillerden bir ağaç ve bunu çiçeği; sarkan şey, hevenk
Sanal: Herkesçe tanın, ünlen, ün al
Sanay: Ikircikli, kararsız, duraksayan; kuruntu, işkil
Sargın: Sarıcı, çekici, sevimli
Sarıçiçek: Artvin dolaylarında kız erkek birlikte oynanan bir halk dansı
Sarıgül: Sarı renkte çiçek açan bir gül
Sarıgüzel: Sarı renkte çiçek açan bir gül
Sarıyıldız: Çobanyıldızı, çulpan , çolpan, zühre
Sarmaşık: Koyu ve yeşil renkli ve değişik biçimde yaprakları olan, saplarından çıkan ek kökçükleriyle tırmanan, renkli çiçekleri olan bir bitki
Saygül: Sayılasın ve gül gibi güzel olasın
Seber: Dost, arkadaş
Seçen: Seçme işini yapan, bir şeyi seçen
Seçil: Güzelliğinle, varlığınla seçilesin
Seçilay: Seçil ve Ay gibi güzel ol
Seçkin: Seçilerek en iyi diye ayrılmış olan; benzerleri içinde niteliklerinin üstünlüğüyle göze çarpan, üstün
Seçmen: Beğenen, seçen, seçimde oy verme hakkı olan kimse
Seden: Gözü açık, uyanık
Sel: Sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşup önüne ne gelirse alıp götüren taşkın su
Selay: Sel ayı, sellerin çok olduğu ilkyaz ayları
Selbi: Bkz. Selvi
Selcan: Dede Korkut öykülerinde geçen bir ad
Selcen: Bkz Selcan
Selçuk: Selçuk Türklerinin atası, Selçuk Sultan, Gazneliler çağında Türkmenleri bir araya getirip bir devlet kurmuştu. Daha sonra birçok kollara Ayrılan Selçuklular Anadolu'da da güçlü bir devlet kurmuştur
Selda: Bkz. Seldağ
Seldağ: Dağlardan akan sel, dağ seli
Selden: ("Selden tutulmuş" anlamında) selin getirdiği
Selek: Eliaçık, konuklarını iyi ağırlayan
Selen: Ses, gürültü, haber, bilgi, yakın yer, çevre, varlık, bolluk, duruş, tavır, sel yatağı
Selgün: Selin oluştuğu gün, sel günü
Selışık: Sel gibi ışık, sel gibi akan ışık
Selışıl: Sel gibi akan parıltı, selin ışılı
Selışın: Sel gibi akan ışın
Selin: Öğünç, sevinç
Selok: Sel gibi akan ok.
Selvi: Kış yaz yaprağını dökmeyen, ince uzun bir ağaç, servi selbi
Selvican: Servi gibi güzel kimse
Senay: Sen Ay'sın, sen Ay gibisin, Ay sensin
Senbul: Sen ara ve bul
Senem: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı
Sepin: Gelin için hazırlanan her türlü eşya, çeyiz, sepi, düğünde geline verilen armağan
Seren: Gemi direği uzun ağaç, "sermek" eylemini yapan
Serin: Ilık ile soğuk arası, az soğuk, serinlik veren
Serpil: Geliş ve büyü, boylan, boy at; ince ince savrularak yağ
Serpin: Sert yelle savrulan yağmur, dolu
Servi: Kış yaz yaprağını dökmeyen, ince uzun bir ağaç, selbi, selvi, uzun boylu ve güzel kadın
Seval: Beğen, sev, ve al, al ve sev
Sevdeğer: "Sev, o senin sevgine değer"
Sevdiye: Sevesin diye
Sevecan: "Can seni seve"
Sevecen: Acıyarak, koruyarak seven, sevgi dolu
Seven: Sevmiş olan, sevdaya tutulmuş, sevgi duyan
Sevenay: Sevdaya tutulmuş olan Ay
Sevencan: Sevdaya tutulmuş olan can.
Sevengül: Sevdaya tutulmuş olan gül
Sevengün: Sevdaya tutulmuş olan Güneş
Sevgen: Sevgi dolu, sevecen, sevmeye yatkın
Sevgi: Insanı bir şeye ya da bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye iten duygu, sevme duygusu, tutkunluk, sevi
Sevgim: Benim olan sevgi, aşkım
Sevgin: Seven, sevgiye düşkün
Sevgül: Sevginin gülüsün
Sevgün: Sevilen günsün
Sevi: Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu
Sevil: "Kendini sevdir" sevgiye yaraşır ol
Sevilay: Sevilen Ay'sın
Sevim: Güzellik, hoşluk, sevimlilik, hoşa gitme hali, şirinlik, alımlılık
Sevin: ("Sevinmek"ten buyruk) sevinç duy, neşelen coş
Sevinç: İstenen ya da hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku
Sevindal: Dal gibi olduğun için sevinesin
Sevingül: "Sevinmek" ve "gülmek"ten buyruk hem sevin hem gül
Sevkal: Sev ve kal, sev ve sevdiğin yerde kal
Sevsay: Sev ve say
Sevsen: "Keşke sevmiş olsan"
Sevsevil: Sev ve sevil, hem sev hem de sevil
Sevtap: Sev ve tap, tapınırcasına, sev, sev ve tapın
Seyhan: Adana kentinin içinden geçip Akdeniz'e dökülen, Çukurova'ya bereket getiren ırmak
Sezal: Sez ve al
Sezan: Sez ve an
Sezay: Sez ve Ay gibi güzel olan
Sezek: Sezebilen, sezen, duyumsayan
Sezen: Açık bir kanıt olmadığı halde olmuş ya da olcak bir şeyi kestiren, duyumsayan
Sezer: Olacak bir şeyi önceden duyumsar, bir şeyin olacağını önceden kestirir
Sezgen: Sezen, sezgisi olan, sezme yeteneği olan
Sezgi: Aklın yardımı olmadan, gerçeğin doğrudan doğruya kavranması bir şeyi önceden bilme, duyumsama yeteneği, sezme yeteneği, seziş
Sezgin: Sezen, sezgisi olan, sezme yeteneği olan, sezgen, duyumsayan, sezici
Sezginay: Sezme yeteneği olan Ay
Sezin: Sezinleme işi, sezme
Seziş: Sezme yolu, sezme biçimi, sezme
Sezmen: Sezen kimse
Sıla: Kişinin doğup büyüdüğü ve gurbette iken özlediği yer
Sibel: Henüz yere düşmemiş, havada uçuşan yağmur tanesi, buğday başağı
Simge: Bir özelliği tümüyle kendinde toplayan örnek, bir şeyin göstergesi
Solmaz: Rengi uçmaz, pörsümez, her zaman taze kalır
Sonay: Yılın son ayı (bu ayda doğan çocuklara konur)
Songül: (Doğan son çocuğa konur) güllerin sonuncusu
Songün: Günlerin sonucusu
Songür: Sonu bol ve güçlü, sonu gür
Sonuç: Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, sonda ortaya çıkan.
Soydan: Iyi bir aileden gelen, soylu
Sönmez: Sürekli olarak yanar durur
Sönmezay: Sürekli olarak ışık saçan Ay.
Sözen: Iyi söz söyleyen, iyi konuşan
Su: Canlıların yaşamı için çok gerekli olan, rengi kokusu, tadı olmayan sıvı
Suna: Bir sülün türü, bir tür sülün, yaban ördeği
Sunal: Al ve sun, hem sun hem al
Sunam: "Benim sülünüm, benim yaban ördeğim, benim sunam
Sunar: Saygıyla verir, takdim eder
Sunay: Ay'ı sun
Sunu: Armağan, birine sunulan şey, geline verilen armağan
Sülün: Uzun kuyruklu, büyük boylu, süslü, güzel bir kuş, boyu posu yerinde olan, çok güzel
Sümer: Mezopotamya'nın güneyinde devlet kuran, çivi yazısını bulan ve kullanan bir Türk budunu
Sümeray: Sümerlerin ayı
Süren: Yetişip ortaya çıkan, sürüp giden, olagelen
Süzülay: Gökteki Ay gibi süzül

Bugün 8 ziyaretçi (68 klik) kişi burdaydı!
SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!
Zirve100 En iyi
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 En iyi

YASAL UYARI : Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Site içeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan sitemiz sorumlu kılınamaz.

Reklamı Kapat
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=